Amerika’nın Libya’daki 4 perdelik fiyaskosu

Suriye’ye karşı başlattığımız örtülü savaş hakkında Tayyip rejiminin uydurduğu yalanlar ve “sıfır sorun”dan “sıfır dost”a yaptığımız ani geçişin ağır faturasıyla tarihte eşi-benzerine az rastlanır bir fiyaskoya imza attığını haklı olarak söylüyoruz, ancak Amerika’nın acemîlik ve amatörlükte bizden aşağı kalır bir yanı yok. Irak’ı İran’a kaptırdıktan sonra şimdi de Afganistan ve Pakistan’ı Çin’e kaptıran Amerika, 19. yy’dan beri emperyalistlerin Asya’yı ele geçirmek için oynadıları “büyük oyun”da bizim “yeni Osmanlıcılık”ta olduğumuzdan bile daha beceriksiz çıktı. Afrika’yı istila etme planının kilit adımı olan Libya’nın işgaliyse, Kaddafi’yi devirmek için maşa olarak kullandığı El Kaideci militanların kendi büyükelçisini öldürmesiyle kayaya çarptı.

Tıpkı Tayyip rejimi gibi Bingazi’deki fiyaskoyu örtbas etmek için olmadık yalanlar uyduran Obama hükumetinin ipliği pazara çıktıkça, Bingazi fiyaskosu katmerleniyor, katmer-katmer meydana çıktıkça daha da trajikomik bir hal alıyor. Kartopu etkisi yapan bu katmerli fiyasko, Obama’nın Esad’ı aynen Libya’da uyguladığı stratejiyle devirmek konusunda da elini-kolunu bağlıyor. Zira Libya’da maşa olarak kullandığı El Kaideciler nasıl rejim değişikliğinin bir yılı dolmadan silahlarını Amerika’ya  çevirdiyse, aynı şeyin Suriye’de de tekrarlanmaması için bir neden yok.

1. Perde: Amerika’nın silahlandırdığı El Kaideciler büyükelçiyi öldürüyor

Bingazi’deki ABD konsolosluğunu yakanlar…

…NATO bombalarının desteğiyle Sirte kentini harabeye çevirenlerle aynıydı.

11 Eylül’de Bingazi’deki ABD temsilciliklerine yapılan ölümcül saldırı ilk anda Mısır ve Tunus’ta Müslümanların Masumiyeti filmine karşı yapılan şiddetli gösterilerin bir uzantısı gibi algılandı. Ancak çok geçmeden saldırının çok iyi organize edilmiş bir operasyon olduğu anlaşıldı. Bingazi’de hemen herkes kimin sorumlu olduğunu biliyordu: Ensar El Şeriat adlı El Kaide bağlantılı, Tunus, Mali ve Yemen’de de faal olan bir silahlı örgüt. Ensar El Şeriat, Kaddafi’nin elindeki son kent olan Sirte’nin yerle bir edilmesine katılmış, Youtube’a Sirte’de çekilmiş videolarını yüklemişti. Yani ABD elçisini öldüren örgütü NATO silahlandırmıştı. Üstelik aynı örgüt, Kaddafi devrilmeden 3 ay önce isyancı güçlerin ABD tarafından atanmış olan komutanı Abdül Fetih Yunus’u öldürmüştü. Yani örgüt ABD karşıtlığını daha Haziran 2011’de eylemleriyle en çarpıcı şekilde ortaya koymuştu.

2. Perde: ABD Dışişleri Bakanlığı olayın bir terör saldırısı olmadığını iddia ediyor

ABD büyükeçisi Christopher Stevens’ın öldürüldüğü 11 Eylül gecesinden 5 gün sonra, geçmişte Libya konusunda “Kaddafi’nin viagra yüklü kamyonları” gibi renkli yalanlarıyla gündeme gelen ABD’nin BM elçisi Susan Rice, saldırının aslında masum bir protesto gösterisinin birkaç aşırı unsur tarafından rayından çıkarılması sonucu gerçekleştiği gibi gülünç bir iddiada bulundu. Rice, Amerika’nın Müslüman dünyasında çok sevildiğini ve Bingazi’deki gibi gösterilerin Amerika’ya karşı değil, sadece ABD yönetiminin de tasvip etmediği bir filme karşı yapıldığını öne sürdü. Kendisi gibi Afrikalı-Amerikalı olan Colin Powell’ın BM’deki kuyruklu yalanları diplomasi kariyerine nasıl nokta koyduysa, bundan sonra Bayan Rice’ın da kendisine başka bir iş aramasını gerektirecek vehametteki bu yalanlar, haftalarca ABD gündeminden düşmedi.

ABD’nin BM’deki müzmin yalancısı Susan Rice

3. Perde: Pentagon Dışişleri Bakanlığı’nı yalanlıyor

Rice’ın mumu ancak 11 gün yanabildi zira Ensar El Şeriat ve benzeri El Kaide gruplarına karşı kapsamlı operasyonlara girişen Pentagon, bunların “taşkınlık yapan protestoculara” karşı yapıldığını iddia edecek hali yoktu. ABD Savunma Bakanı Panetta, 27 Eylül’de nihayet saldırının arkasında teröristlerin olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı.

Ensar El Şeriat teröristlerini arayan ABD özel kuvvetlerini destekleyen Predator robot uçaklarına teröristler tarafından ateş açıldı, yoğun uçaksavar ateşi yüzünden Trablusgarp havaalanı kapatıldı.

4. Perde: Dışişleri görevlileri CİA’nın Libya’daki faaliyetlerini deşifre ediyor

Kongre önünde ifade veren Dışişleri yetkilisi Charlene Lamb, arkasındaki uydu haritasında teröristlerin saldırısına uğrayan Bingazi’deki CİA merkezini gösteriyor.

Obama yönetiminin yalan ve kıvırtmaları elbette muhalefetin eleştiri oklarını çekti ve sonunda da dışişleri bakanlığı olası ihmalleri hakkında hesap vermek üzere Kongre önüne çağrıldı. Bengazi konsolosluğunun güvenlik kadrosunun “politik nedenlerle” sınırlı  tutulmasından bizzat sorumlu olan Dışişleri güvenlik yetkilisi Charlene Lamb, kendi kariyerini korumak için Kongre üyelerine her türlü gizli ayrıntıyı açıklamaktan geri kalmadı. Muhalefet milletvekillerinden birisi CİA merkezinin yerini deşifre eden haritanın derhal indirilmesini istediyse de iş işten geçmişti zira harita artık televizyonda yayınlanmıştı. Reuters’in bildirdiğine göre bu deşifre yüzünden ABD’nin Libya’daki istihbarat operasyonları ciddî şekilde aksayacaktı zira bu merkez artık gizliliğini yitirdiğinden kullanılamayacaktı.

Reuters’in atladığı önemli bir ayrıntı da şuydu: Konsolosluğu ve CİA merkezini basan El Kaideciler, CİA’nin irtibatta olduğu Libyalı muhbir ve ajanların listesini de çalmıştı. Baskında öldürülen CİA elemanı Sean Smith ve “güvenlik görevlisi” diye tarif edilen diğer iki eski deniz komandosu aslında Kaddafi’nin cephaneliklerinden çalınan ve El Kaidecilerin elinde bulunan gelişmiş füzelerin izini süren CİA timinin elemanlarıydı. Yani CİA, sadece merkezinin deşifre edilmesiyle değil, tüm yerel ajanlarının da deşifre edilmesi ve bir timinin üç üyesinin de ölümüyle darbe yedi. Bengazi’deki 40 kişilik CİA timi geri dönmemek üzere Libya’dan çıkmak zorunda kaldı ve CİA’nın Libya’daki tüm “güvenleri evleri” artık teröristlerce bilindiği kabul edilerek terkedildi. CİA Libya’da ölümcül darbe yedi.

Kongre’deki fiyaskolar deşifrelerle bitmedi. Dışişleri yetkilileri, elçiliğin Libyalı korumalarının Ensar El Şeriat örgütünün içinden çıktığı El Kaide bağlantılı 17 Şubat Şehitleri örgütü üyesi olduklarını açıkladılar. Nitekim bu korumaların çoğu saldırı başlamadan az önce ortadan kayboldu. CİA, korumaların ait olduğu örgüte El Kaide yanlısı bir Libyalı politikacının bu yönde talimat verdiğini tesbit etti. Daha sonra gürevden alınan Bingazi emniyet müdürünün de saldırganlara yardım ettiği anlaşıldı. CİA “güvenli evi”nde mahsur kalan 40 kadar CİA görevlisini kurtarmak için Bingazi’den gelen ABD askerlerine eşlik eden Libyalı subay da 17 Şubat Şehitleri örgütü üyesiydi. ABD yetkilileri, ona o kadar “güveniyorlardı” ki CİA merkezinin yerini ona önceden bildirmeyi reddettiler. “Kurtarma” birliği CİA merkezine vardığındaysa Ensar El Şeria’nın havan topçuları da CİA merkezinin içinde ABD ajanlarının saklandığı binanın yerini “buldu” ve çok isabetli 3 atışla 2 ajanı öldürdü, birisini de ağır yaraladı.

Sürekli ölüm tehditleri almasına ve konsolosluğun Nisan ayında bombalanmasına rağmen El Kaideci teröristlere sonsuz güven beslediği anlaşılan merhum büyükelçi Stevens, istihbarat faaliyetlerini serbestçe yürütebilmek için ABD askerî yetkililerinin konsolosluğu daha sıkı bir şekilde koruma önerilerini geri çevirmiş ve güvenliğini, Ensar El Şeria’yla bağlantılı 17 Şubat Şehitleri Tugayı’nın eline teslim etmişti.

Ve oyunun sonu: ABD’nin Selefî terörist vekâletiyle rejim değiştirme stratejisi çöküyor

Bingazi’de ABD, BM ve İngiliz temsilciliklerine karşı yapılan El Kaide saldırılarına rağmen Stevens’ın asgarî güvenlikle orada El Kaideci çeteleri silahsızlandırmak için gizli faaliyetlerini sürdürmesinin nedeni, o çeteleri silahlandıranın en başta kendisi olmasıydı. Yani bir gün o çetelerin elindeki füzeler bir Batı uçağını düşürdüğünde, sorumlu Stevens olacaktı. Stevens, Kaddafi’yi devirmek için El Kaidecilerden yararlanma planını eleştirilerden korumak amacıyla bu islamcı militanların terörist faaliyetleri hakkındaki yazışmalara çok gizli damgası vurarak bizzat kamuoyuna açıklanmasını önlemişti. Başka bir deyişle öldürülen büyükelçi, ABD’nin Libya’da 11 Eylül’e kadar bir başarı öyküsü olarak gördüğü El Kaide vekâletiyle rejim değişikliği startejisinin hem mimarı, hem de sahadaki en başat icraat makamıydı.

Öldürülen ABD Büyükelçisi Christopher Stevens

Silahsızlandırmaya çalıştığı islamcı teröristlerle onları konsolosluğun koruması yapacak kadar içiçe olan Stevens, onları saldırılarını en ince ayrıntısına kadar planlamaları için kolaylık sağlamış oldu. Yani CİA teröristleri ajan olarak kullanacağına, onlar CİA’yı kullandı. Hangi evrakları çalacaklarını, kimi öldüreceklerini çok iyi biliyorlardı. Stevens acemiliğini ve tedbirsizliğini sadece hayatıyla değil, Amerika’nın Libya stratejisinin çökmesiyle ödedi.

Libya’da yediği darbeden doğrulamayan Obama, bu yüzden de Suriye’deki islamcı teröristlere yeterince silah vermiyor ve özellikle onlara taşınabilir uçaksavar füzeleri sevkedilmesin engelliyor. Yani Amerika’nın 1980’lerde ilk kez Afganistan’da uyguladığı El Kaide vekâletiyle rejim değişikliği startejisi, çözülme aşamasında.

İşte bu çözülme nedeniyledir ki Suriye’de Esad rejimini devirmeye çalışan Selefî teröristler, CİA’nın kendilerine gelişmiş uçaksavar ve tanksavar silahlarının gönderilmesini engellediği için Humus, Şam ve Halep’te yenildiler. Suriye’de El Kaide vekâletiyle rejim değişikliği sürerken meydana gelen Bengazi saldırısı, Washington’u derinden sarstı ve El Kaidecilerin ağırlıkta olduğu Halep’teki Tevhid Tugayı’nı neredeyse defterden silmesine yolaçtı. CİA’nın onlardan esirgediği silah ve mühimmat yerine teröristler bedenlerini harcadılar,

Halep cephesinden Türk hastanelerine akan ambülans konvoylarının nedeni, Amerika’nın Bingazi saldırısından sonra El Kaideci teröristlere silah desteğini kesmesidir.

Advertisements
This entry was posted in ABD, Ortadoğu, İslamcı terör. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s