ABD’nin “Arap Baharı” Suudî Arabistan ve Katar’ın “Şeriat Kışı”na dönerken… (4)

1950’lere uzanan bir şer ortaklığı

1952’de Mısır’da Batı kuklası Kral Faruk’u deviren Albay Nasır’ı alaşağı etmek için 1953’te ABD Başkanı Eisenhower Beyaz Saray’da Müslüman Kardeşler’le görüşüyor. 1954’de Müslüman Kardeşler Nasır’a suikast teşebbüsünde bulundu.

Aslında bu şer ortaklığı yeni sayılmazdı. ABD, İngiltere, İsrail ve Suudi Arabistan 1950’lerden beri İhvan-ı Müslimin, yani Müslüman Kardeşler örgütünü kullanarak Arap milliyetçiliğinin altını oymuşlardı. İhvan, İngilizleri Mısır’dan kovan Albay Cemal Abdül Nasır’a ve İsrail ordusunu perişan eden Enver Sedat’a sayısız suikast düzenlemiş ve sonunda İsrail’den Sina’yı geri alan Sedat’ı öldürmeyi başarmıştı. Suriye’yi emperyalist güçlerin elinden kurtaran Baas partisine karşı da 1980’lerde İhvan kanlı bir ayaklanma başlatmıştı. Gene aynı yıllarda, Filistin El Fetih örgütü Lübnan’da sürgündeyken İsrail’in parasal ve idarî yardımıyla İhvan Gazze’de yerleşmiş ve Vehhabî mezhebinin karanlık öğretisiyle Filistin halkını ulusal kurtuluş mücadelelerinden saptırmaya çalışmıştır.

ABD Başkanı Ronald Reagan, Afganistan’daki sosyalist yönetimi devirmek için savaşan gerici aşiret liderleri ve eşkiyalarla 1985’te Beyaz Saray’da görüşüyor.

Ancak 1980’lerin en önemli Batı-İhvan ortak operasyonu hiç kuşkusuz Afganistan’daki sosyalist iktidarı devirmeye yönelik uluslararası Selefî cihad oldu. Afganistan sayesinde İhvan, dünyanın en iyi askerî akademilerinde eğitim görmüş, savaş tecrübeli bir askerî kanada sahip oldu: CİA’nın ona miras bıraktığı adla El Kaide. O dönemde El Kaide veritabanı İslam Konferansı Örgütü’nün bilgisayar sisteminde duruyordu ve Afganistan’daki cihat ordusunun tüm kayıtları ve e-mail haberleşmeleri burada saklanıyordu. Zaten “El Kaide” de İKÖ’nün bu veritabanı ve e-mail sisteminin adıydı.

Eski Mİ5 ajanı David Shayler, İngiliz hükumetinin 1994-6 arasında Muammer Gaddafi’ye karşı darbe ve suikast planlayıp, bu iş için El Kaide teröristi Enes El Libî’ye 100 bin sterlin ödediğini açıklamaya kalkıştığı için Paris’te tutuklanarak İngiltere’de hapse mahkum oldu. El Libî 1998’de de Kenya ve Tanzanya’da ABD büyükelçiliklerini havaya uçurduktan sonra İngiltere’ye dönerek 2000 yılına kadar Manchester’da yaşadı.

Afganistan’dan sonra İhvan’ın cihat ordusu 1990’lara yeni ufuklara açıldı, Cezayir’de Fransızlara karşı bağımsızlık savaşı vermiş olan Ulusal Kurtuluş Cephesi iktidarına karşı terör savaşı başlattı, Çeçenistan’da Rusya’ya savaş açtı ve Libya’da İngiliz gizli servisinin desteğiyle İngiliz ve Amerikalıları Libya’dan kovan Albay Muammer Kaddafi’ye suikast girişiminde bulundu. Bu saldırılar başarısız oldu.

El Kaidecilerin bir kısmı, İngiliz gizli servisleri ve özel kuvvetlerinin denetimindeki El Muhacirun (Muhacirler) örgütü çatısı altında Bosna’da Sırplar’la savaştı. Daha sonra Londra’ya yerleşen El Muhacirun liderleri, buradan yeni Batı-İslam savaşının temellerini atacak şekilde propaganda, terörist eğitimi ve operasyonları başlattılar. Cezayir’deki rejime saldıran GİA teröristleri, Fransa’daki Cezayirli topluluğuna da bulaştı ve bu ülkede de kanlı eylemler yapmaya başladılar. Fransa’daki eylemlerinden sonra GİA teröristlerinin El Kaideciler için “güvenli liman” olan İngiltere’ye kaçmaları nedeniyle Fransa, İngiltere’nin El Kaideye kucak açmasını yeren “Londonistan” sözcüğünü telaffuz etmeye başladı. Giderek tüm kıta Avrupa’da İngiltere, İslamcı terörün odağı anlamında “Londonistan” diye anıldı.

5. Bölüm: Şer ortaklığı bozuluyor…

Advertisements
This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s