ABD’nin “Arap Baharı” Suudî Arabistan ve Katar’ın “Şeriat Kışı”na dönerken… (6)

ABD-Pakistan bozuşmasından sonra ABD-Suudi bozuşması

Suudi kralı Abdullah, tahtına göz koyan Bin Ladin’in etkisiz hale getirilmesine sevindiyse de, Amerika’nın Körfez’e rakip bir boru hattı inşa etme planına canı sıkıldı. Bu da yetmezmiş gibi, yıllardırSuudî Arabistan’ın  CİA’yla birlikte Saddam Hüseyin’i devirme çabalarından ABD’nin vazgeçip, Irak’i istila etmeye karar vermesi, Suudi liderlerini çok kızdırdı. Zaten ordusu 1991 Körfez Savaşı’nda adamakıllı yıpranan Irak’ın tamamen bertaraf edilmesi halinde İran’ın yayılması önünde hiç bir engel kalmayacağını bilen Suud rejimi, Amerika’nın Irak’la savaşma kararına sonuna kadar direndi. Kral Abdullah’ın dış politika danışmanı Adil El Cubeyir, Ağustos 2002’de CNN’le yaptığı bir söyleşide şöyle dedi:

“Şu anda bir savaş çıkarmanın doğru olmayacağını düşünüyoruz. Dünyada hiç bir ülke böyle bir savaşı desteklemiyor. Hiç bir hukukî temeli yok. Uluslararası desteği yok. Savaş için bir koalisyon oluşmadı.”

El Cubeyir’le birlikte Irak saldırısını önlemek için Washington’da bulunan Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Hamit Bin Casim Bin Cebr El Tani de aynı görüşü dile getirdi:

“Biz elbette her türlü askerî müdahaleye karşıyız.”

Ancak özel çıkar lobilerinin oradan-oraya sürüklediği kokuşmuş ABD rejimi, İsrail lobisinin o güne kadar Arap yanlısı olan (ve başında Dick Cheney’nin bulunduğu) petrol lobisini kendi yanına çekmesi sonucunda Irak’a saldırma kararını verdi.

Bush’un eski CİA başkanı ve cumhurbaşkanı olan babası Suudî dostu olup, İsrail’i FKÖ ve Suriye’yle Madrid Konferansı’nda masaya oturmaya zorlamış, Oslo sürecinin temelini atmış ve İsrail’in Saddam’ı devirme ve Irak’ı istila etme baskısına da direnmişti. Oğul Bush da Suudî elçisi Prens Bender’i “Bender Bush” diye çağıracak kadar onu kendi ailesinden sayardı.

Ancak tüm bunlara rağmen, alkol ve uyuşturucu bağımlısı olarak geçirdiği gençliğini geride bırakıp, babasının gölgesinden çıkabilmek için Suudileri yüzüstü bıraktı ve İsrail lobisine dört elle sarılarak, onun arzu ettiği savaşı başlattı. İsrail lobisi de bu “iyiliğinin” karşılığında zekâ özürlü olmasına bakmadan ona iki dönem başkanlık hediye etti. Sonunda da zekâ özürlü bir ABD başkanından beklenen oldu ve ABD üç trilyon dolar içeri girerek Irak’ı İran’a kaptırdı ve ekonomisi çöktü.

Suud’lar ve Katar’ın El Tanî ailesinin en kötü kâbusu gerçek olmuştu: Amerika’nın Irak yenilgisinden Orta Doğu’nun tüm Şiîlerini ayaklandırabilecek muzaffer bir İran ortaya çıkmış ve bu da yetmezmiş gibi, İran doğal gazının Avrupa pazarına ulaşabileceği yeni bir boru hattı için Irak ve Suriye yolu açılmıştı. Baba Bush’un haylaz oğlu, gene bir çuval inciri berbat etmişti.

Bush aile dostu Suudları İsrail’le aldatarak, Reagan’dan sonra İsrail’in en sevdiği ABD başkanı oldu.

Advertisements
This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s